İzmir - Yeni Foça 7.Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığı ile ilişkimi, 09.05.2009 cumartesi günü keserek 75 günlük acemilik ve komando eğitimimi tamamlamış bulunmaktayım. Bu geçen zaman içinde birçok şey oldu. Zaten ara ara da buraya yazdım. Tabi herşeyi yazmam imkansız önemli ve vurucu olaylar dışında pek de birşey hatırlamıyorum.
Bundan tam 75 gün önce alaya giriş yaptığım günü hatırlıyorumda... Çantamı alıp o kapıdan içeri girişim, içeride yapılan arama, nizamiyede dolanırkenki yüzümdeki anlamsız ifade... Hepsi geride kaldı.
Komando olarak askere alındığımda kendimi çok kötü hissediyordum. Ne yapar, ne yapmaz, nasıl olur gibi birçok soru işareti vardı kafamda. Tedirginlik, korku, tereddüt hepsi beynimi yiyip bitiriyordu ama bu geçen 75 günden sonra bana deselerki askerliğini yaktık, tekrar acemilik yapacaksın. Cevabım kesin ve net olur. "Komando birliğine gitmek istiyorum mümkünse İzmir - Yeni Foça olsun. " Böyle derdim çünkü, aldığınız eğitim sizi taş gibi bir insan yapıyor, yaptıkları muamele ve verdikleri eğitim sizi hırslandırıyor ve gün gelip o kapıdan çıktığınızda "Ben güçlüyüm" diyorsunuz. Yıllarca basketbol oynadım, sayısız antreman yaptım. Şimdiye kadar kendimi bu kadar güçlü hissettiğimi hatırlamıyorum.
Diğer askerlerden daha fazla önem veriyorlar komando birliğinde size. Yediğiniz yemek, yattığınız yatak ve aldığınız eğitim hepsinden daha farklı. Birkere, o mavi bereyi taktığınızda (acemi beresi dahi olsa) insana güven veriyor. Dışarıda da daha fazla saygı görüyorsunuz yabancı kişiler tarafından.
Herşey iyi güzel, iyi hoş da... Birde madalyonun diğer yüzü var tabiki. İmkanlarınız oldukça fazla ama kullanamıyorsunuz Yeni Foça'da :) . Yani istediğiniz zaman, istediğiniz şeyi yiyebilme şansınız yok. Bizim Hasan Usta'nın dediği gibi "Kral olsan, padişah olsan, milyarların olsa, yiyebileceğin en güzel şey bir paket eti cin + kola. Onuda aynı anda alamazsın haaa... Arkadaşın kola sırasına geçecek, sen bisküvi sırasına"
Askerlik arkadaşlığı gerçekten çok farklı oluyormuş bunu öğrendim birde. Ayrılırken üzülüyor insan. Benim alaydaki en yakın arkadaşım yukarıda bahsettiğim Hasan Usta'ydı. Çok iyi anlaşırdık. İyi muhabbet ederdik. Dirsek temas aralığı hizaya geldiğimiz durumlarda, arkalı önlü sohbetler etmeyi bizden iyi yapan kimse yoktu koca alayda... :) Neyse dediğim gibi arkadaşlıklar çok sağlam oluyor orada. Sadece Hasan Usta değil tabiki birçok arkadaşım oldu. Sivil hayata döndüğümde beni yarı yolda bırakmayacağına inandığım birçok arkadaş edindim.
Tabiki bu daha benim acemi birliğimdi. Daha usta birliğine gideceğim. Ha! unutmadan onuda yazayım. Usta birliğimi Balıkesir İl Jandarma Komutanlığına bağlı olarak yapacağım. Birçok kişi sordu. Şaşırdı. "Yeni Foça'dan oraya nasıl düştün. Hemde meleketin olan Bursa'nın hemen yanıbaşına..." Ne diyelim şans işte :) . Arkadaşlarımın %99'u belkide daha fazlası doğu ve güneydoğu illerine gitti. Onların hepsine ne hayırlı teskereler diliyorum.
* Bu yazı düşündüğümden çok daha farklı bir yazı oldu nedense bende anlamadım. Halbuki aklımda çook daha farklı şeyler vardı.
Neyse... 7 günlük dağıtım iznimi kullanmaya başladım. Bursa'mın tadını çıkaracağım. Sevdiklerimle görüşeceğim. Önümüzdeki pazar günü de yani 16.05.2009 günü de yeni birliğime katılmış olacağım. Şafak 380'den düşmeye başlayacak...
Bu yazımı burada noktalıyorum. Bilgisayarımın keyfini çıkaracağım bir süre. İnternette gezip, sevdiğim blogları okuyacağım. 1 aydır internetten uzağım. Blogların arşivlerini iyice gezeceğim sanırım :)
Kalın sağlıcakla...
10 Mayıs 2009 Pazar
03 Mayıs 2009 Pazar
Aliağa'da Çarşı İzni
67 günlük askerlik hayatımın (acemilik) 3. çarşı iznini kullanıyorum bugün. Yanımda Hasan Usta Aliağa'nın ara sokaklarında fink atıp, en güzel yerde yemek yiyip, üzerine en kıral pastanede süpangle cilası yaptık. Bloguma yazı girmemden belli olduğu gibi de şu anda bir internet kafedeyim. Kola içip müzik dinliyoruz.
Yeni Foça 7. J. Komando Er Eğitim Alayı'nda kıral olsanız, padişah olsanız, trilyonluk olsanız, yatlarınız katlarınız olsa, babanız Recep Tayyip olsa yiyebileceğiniz en kıral yiyecek bir eticin, en kıral içecek 330ml'lik bir kutu Coca Cola'dır. Buraya askerlik yapmaya geleceklere benden bir bilgi daha.
Her şey bir yana. Burada ne insanın derisini yüzüyorlar nede falakaya yatırıyorlar. Buranın "Cehennem" olmasının en büyük sebebi, düzensizliği ve belirsizliğidir. Her an herşey olabilir. Yani; ağar bir eğitim sonrası saat 23:00'de alınan yat açminası sonrası yatıp, saat 2de pijamalarla gece içtimasına indirilebilirsiniz.
Şimdi pek aklıma bişey gelmedi geri kalan şeylerle ilgili. Şu acemilik bir bitsin de. Ayrıntılı bir rapor hazırlarım eve gidince.
Yeni Foça 7. J. Komando Er Eğitim Alayı'nda kıral olsanız, padişah olsanız, trilyonluk olsanız, yatlarınız katlarınız olsa, babanız Recep Tayyip olsa yiyebileceğiniz en kıral yiyecek bir eticin, en kıral içecek 330ml'lik bir kutu Coca Cola'dır. Buraya askerlik yapmaya geleceklere benden bir bilgi daha.
Her şey bir yana. Burada ne insanın derisini yüzüyorlar nede falakaya yatırıyorlar. Buranın "Cehennem" olmasının en büyük sebebi, düzensizliği ve belirsizliğidir. Her an herşey olabilir. Yani; ağar bir eğitim sonrası saat 23:00'de alınan yat açminası sonrası yatıp, saat 2de pijamalarla gece içtimasına indirilebilirsiniz.
Şimdi pek aklıma bişey gelmedi geri kalan şeylerle ilgili. Şu acemilik bir bitsin de. Ayrıntılı bir rapor hazırlarım eve gidince.
Etiketler:
Günlük Yaşam,
Kendimden
27 Mart 2009 Cuma
Askerdeyken Dinlemeyi En Çok Özlediğim 10 Şarkı
Son 1 aydır bırakın oturup müzik dinlemeyi, şarkı bile duymadım. Yemin töreni ardından sivil olarak dışarı çıktığımda yapmayı en çok özlediğim şeyleri yaptıktan sonra sıra en özlediğim 10 şarkıyı aralıksız dinlemek oldu. İşte o şarkılar.
Ben müzik dinlemeye devam edeyim en iyisi. 45 gün daha idare etcek kadar dinlemem lazım.
- Dream Theater - Home [Dinle]
- Steel Dragon - Long Live Rock And Roll [Dinle]
- Bon Jovi - It's My Life [Dinle]
- Skid Row - 18 And Life [Dinle]
- Scorpion - Rock You Like a Hurricane [Dinle]
- Bon Jovi - You Give Love A Bad Name [Dinle]
- Arch Enemy - I Am Legend [Dinle]
- Primal Fear - Bleed For Me [Dinle]
- Iced Earth - I Died For You [Dinle]
- Ensiferum - Token Of Time [Dinle]
Ben müzik dinlemeye devam edeyim en iyisi. 45 gün daha idare etcek kadar dinlemem lazım.
Etiketler:
Kendimden,
Müzik,
Tavsiyeler
Son 30 Gün, Askerlik, Vesaire...
Bundan tam 30 gün önce İzmir Yeni Foça 7.Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığı'na katılmıştım askerliğimi yapmak üzere. 30 gün nasıl geçti, ... Aslında biraz garip. Geriye dönüp baktığımda 30 gün içinde sanki hiçbirşey yapmamış gibi geliyor. Oradayken de tam tersi. Ordayken günler, bırakın günleri saatler geçmiyor.
"Askerlik nedir?" Sorusunun cevabını hala bulabilmiş değilim o ayrı mesele. Askerde bir gün içinde yaptıklarımızın bir listesini buraya yazsam, ayrıntılı olarak birşey hatırlayamıyorum ama yine de günlük program bellidir.
Günler geçtikçe olayları kavramaya başlarsınız. Hangi komutan nasıldır, ne yapar, ne yapmaz. Hayatınızda karşılaşmanız imkansız kişilerle arkadaşlık yaparsınız, sigara verir alırsınız. Bazı adamlarla kavga edersiniz. Bazılarıyla iyi geçinirsiniz. Badileriniz olur. Her haltından sorumlu olursunuz. Herkes birbirine alıştıktan sonra muhabbetler genişler. Mal adamları gördükçe kendinizle gurur duymaya başlarsınız. Bu sırada eğlenebilirsiniz de... Hemde çok eğlenebilirsiniz eğlenmek isterseniz.
Sonra bugün olduğu gibi yemin töreni gelir. Büyük bir heyecandır bu gün. Çünkü yemin etmiş asker, tam olarak askerdir ve dediklerine göre, cicim ayları biter s2im ayları başlar. Aileniz geldiyse evci olarak çıkarsınız. Sivilleri giydiğinizde, "Ulan ben önceden sivilmişim!" , "Sivillik gibisi yok!" , "Sivilliğin değerini anladım abi!" dersiniz. Sonra düşünürsünüz, iki gün sonra yine asker olacağınız aklınıza gelir. O andan itibaren sadece ger döneceğiniz günü düşünür, karamsar karamsar gezersiniz.
Siz askerdeyken, insanlar sizin adınıza konuşmaya, sizin geride bıraktıklarınıza ve sevdiğiniz herşeye dil uzatmaya başlar. Serefsizlik yaparlar. Çünkü siz nasıl olsa askerdesinizdir. Onların kafasını ezemezsinizdir. Ama bilmelilerdir ki, bu askerlik de bitecektir ve askerliğin bittiği an o asker sizin başınızda bitecektir.
Sevdiğinizin sesi artık size yetmez, sevginiz katlanarak büyür. Sevgi büyüdükçe hasret artar, hasret arttıkça melankoli yaparsınız. Melankoli yaptıkça karamsarlaşırsınız. Şafak saymaya çalışırsınız ama şafağı 430 olarak gördüğünüzde daha da karamsar olursunuz.
Ama şu bir gerçektir ki; askere gidilmelidir. Askerde adam olursunuz. Düzenli olursunuz. Sorumluluklarınızın farkına varırsınız. Sevdiklerinizin değerini daha da anlarsınız. Gerçek hasretin ne olduğunu öğrenirsiniz. Saygı göstermeyi öğrenirsiniz. Bunların hepsini yaptığınızda da olgunlaştığınızı hissedersiniz. Normalde ne kadar oldun olduğunuzu bilsenizde, bu geçen süreçte kendinize bakıp, "Önceden hatalar yapmışım" diyebilme cesaretini gösterebilirsiniz. Bu da sizi daha güçlü yapar, gelecek planlarınızı gözden geçirirsiniz. Hayatınızı paylaşmak istediğiniz kişiye, "Nasıl daha iyi bakabilirim" diye düşünürsünüz. Bunu daha önce de düşünmüşsünüzdür ama bu cümleyi askerdeyken kurmak daha gerçek şeyler düşünmenize olanak sağlar.
Askerdeyken en çok özlediğim şeyler;
"Askerlik nedir?" Sorusunun cevabını hala bulabilmiş değilim o ayrı mesele. Askerde bir gün içinde yaptıklarımızın bir listesini buraya yazsam, ayrıntılı olarak birşey hatırlayamıyorum ama yine de günlük program bellidir.
- Sabah 05,30 Koğuş kalk! Traj ol, botları boya, üstünü giy, silah ve çanta al vesaire.
- 06,00-07,00 arası kahvaltı sırasında bekle ve Kahvaltını yap.
- Mıntıka için içtima alanında toplan.
- Sonra sırasıyla... Bölük! Toplan! Silah ve Çanta Kuşan! Dirsek Temas Aralığı Hizaya Gel! Çök! Kalk! Çök! Kalk! Rahat! Hazırol! Rahat! Hazırol! Sol Baş Sayı Gönder! Sağ Baş Sayı Gönder! 10 Say Çömel! Bölük Kalk! Dirsek Temas Aralığı Hizaya Gel! Çök! Kalk! Çök! Kalk! Rahat! Hazırol! Rahat! Hazırol! Sol Baş Sayı Gönder! Sağ Baş Sayı Gönder! 10 Say Çömel! Bölük Kalk! Dirsek Temas Aralığı Hizaya Gel! Çök! Kalk! Çök! Kalk! Rahat! Hazırol! Rahat! Hazırol! Sol Baş Sayı Gönder! Sağ Baş Sayı Gönder! 10 Say Çömel! Bölük Kalk! şeklinde tekrarlanıp giden ve yaklaşık 30-45 dakika arası süren sayım işlemi.
- Sonra bölük bir süre soğukta bekletilir. Bu esnada rütbelilerin gelmesi beklenir. Yer ve hava soğuksa, götünüz donar ve üşürsünüz. Hava sıcaksa yüzünüz ve vücudunuzun açıkta olan bölümleri yanar güneşten.
- Bölük! İstikamet 8.Bölük Anfi, sağa çark, uygun adım marş... Şenlinde 3 kilometre yürünür. Eğer yürüme esnasında konuşan şerefsizler olursa bölük durdurulur, fırça atılır. Tekrar kalkılır. O şerefsizler yine konuşursa, anfi yolunda çök kalk yapılır. O şerefsizler hala konuşursa o anfi bayırı sürünülür ve öğrenmeye başlarsınız. Askerde ödüller tek tek, cezalar toplu verilir.
- Anfide eğitim yapılır, öğle yemeği için toplanınır. Aşağı inilir. Yukarıda okuduklarınızdan bazıları yine yapılır. Yemek yenir. Tekrar içtima alınır. Orda da yukarıda okuduklarınız yapılır. Sonra yukarıda okuduğunuz şekilde yine anfiye çıkılır.
- Eğer atış vesaire yoksa, spor yapılır. Eşofmanlar giyilir. Silahlarla yanaşık düzen hareketlerinden bazıları yapılır. Sonra koşulur. Şınav ve barfix çekilir.
- Sonra yukarıda okuduğunuz şekilde yine toplanılır. Aşağı inilir. Yine aynı şekilde sıraya geçilir.Akşam yemeği yenir. Sonra içtima alınır. Sonra tüm bölük yerde oturup beklenir. 1-2 saat. Sonra bir komutan gelip ders anlatabilir yada kadro askerler tarafından kalk, çömel, rahat hazır ol gibi şeyler yaptırılır.
- Yat içtiması alınır ve yatılır.
- Ertesi sabah yine aynı olaylar ceryan eder.
Günler geçtikçe olayları kavramaya başlarsınız. Hangi komutan nasıldır, ne yapar, ne yapmaz. Hayatınızda karşılaşmanız imkansız kişilerle arkadaşlık yaparsınız, sigara verir alırsınız. Bazı adamlarla kavga edersiniz. Bazılarıyla iyi geçinirsiniz. Badileriniz olur. Her haltından sorumlu olursunuz. Herkes birbirine alıştıktan sonra muhabbetler genişler. Mal adamları gördükçe kendinizle gurur duymaya başlarsınız. Bu sırada eğlenebilirsiniz de... Hemde çok eğlenebilirsiniz eğlenmek isterseniz.
Sonra bugün olduğu gibi yemin töreni gelir. Büyük bir heyecandır bu gün. Çünkü yemin etmiş asker, tam olarak askerdir ve dediklerine göre, cicim ayları biter s2im ayları başlar. Aileniz geldiyse evci olarak çıkarsınız. Sivilleri giydiğinizde, "Ulan ben önceden sivilmişim!" , "Sivillik gibisi yok!" , "Sivilliğin değerini anladım abi!" dersiniz. Sonra düşünürsünüz, iki gün sonra yine asker olacağınız aklınıza gelir. O andan itibaren sadece ger döneceğiniz günü düşünür, karamsar karamsar gezersiniz.
Siz askerdeyken, insanlar sizin adınıza konuşmaya, sizin geride bıraktıklarınıza ve sevdiğiniz herşeye dil uzatmaya başlar. Serefsizlik yaparlar. Çünkü siz nasıl olsa askerdesinizdir. Onların kafasını ezemezsinizdir. Ama bilmelilerdir ki, bu askerlik de bitecektir ve askerliğin bittiği an o asker sizin başınızda bitecektir.
Sevdiğinizin sesi artık size yetmez, sevginiz katlanarak büyür. Sevgi büyüdükçe hasret artar, hasret arttıkça melankoli yaparsınız. Melankoli yaptıkça karamsarlaşırsınız. Şafak saymaya çalışırsınız ama şafağı 430 olarak gördüğünüzde daha da karamsar olursunuz.
Ama şu bir gerçektir ki; askere gidilmelidir. Askerde adam olursunuz. Düzenli olursunuz. Sorumluluklarınızın farkına varırsınız. Sevdiklerinizin değerini daha da anlarsınız. Gerçek hasretin ne olduğunu öğrenirsiniz. Saygı göstermeyi öğrenirsiniz. Bunların hepsini yaptığınızda da olgunlaştığınızı hissedersiniz. Normalde ne kadar oldun olduğunuzu bilsenizde, bu geçen süreçte kendinize bakıp, "Önceden hatalar yapmışım" diyebilme cesaretini gösterebilirsiniz. Bu da sizi daha güçlü yapar, gelecek planlarınızı gözden geçirirsiniz. Hayatınızı paylaşmak istediğiniz kişiye, "Nasıl daha iyi bakabilirim" diye düşünürsünüz. Bunu daha önce de düşünmüşsünüzdür ama bu cümleyi askerdeyken kurmak daha gerçek şeyler düşünmenize olanak sağlar.
Askerdeyken en çok özlediğim şeyler;
- İstediğim zaman sevgilimi arayabilmek ve buluşabilmek.
- Sabahları gerine gerine kahvaltı yapmak.
- Televizyon izlerken uyumak.
- Cam bardakda çay içmek.
- Sabaha kadar uyumamak.
- Nutella - Limonata yapmak.
- Yatakta sigara içmek.
- Kestane şekeri yemek.
- Müzik dinlemek.
- Sinemaya ve konsere gitmek.
Etiketler:
asker,
askerlik,
Dilara,
Düşüncelerim,
Kendimden
25 Şubat 2009 Çarşamba
İzmir'de bir gece geçiren acemi asker
Çok boş. Sanki şimdiye kadar yaşamamışım gibi hissediyorum kendimi. Birkaç saat içinde birliğime katılacağım. Askerlik başladığına göre, askerlikten önceki hayatıma geçmişim diyebilirim...
Biraz son günlerimden bahsedeyim.
Zaten boş boş yaşıyordum. Asker uğurlaması diye bişey istemiyor olmama rağmen, kalabalık bir kitle yolcu etti beni. Zordu bırakmak, otobüse binmek ve önceden sadece gezmek için geldiğim biryere zorunlu olarak gitmek. Arkamda bıraktıklarım sadece ogün beni otobüse bindirenler değildi. Bir sevdiğim vardı, bir hayatım vardı, bir vazgeçilmezim vardı ve bunların hepsi tek kişiydi.
Anne baba neyse de, insan sevdiğini geride bırakınca, nasıl duygular içinde olduğunu anladım "o"nu koklayıp arkasından baktığım zaman. Kokusunu duyamamak ve sesini dijital olarak duymanın beni nasıl etkileyeceğini de bilmiyorum.
Öyle yada böyle, şu anda gidiyorum,
Geride seni bırakıyorum.
Şimdiden kokunu özlüyorum ve
Şimdi burada olduğunu hayal ediyorum sevgilim...
Biraz son günlerimden bahsedeyim.
Zaten boş boş yaşıyordum. Asker uğurlaması diye bişey istemiyor olmama rağmen, kalabalık bir kitle yolcu etti beni. Zordu bırakmak, otobüse binmek ve önceden sadece gezmek için geldiğim biryere zorunlu olarak gitmek. Arkamda bıraktıklarım sadece ogün beni otobüse bindirenler değildi. Bir sevdiğim vardı, bir hayatım vardı, bir vazgeçilmezim vardı ve bunların hepsi tek kişiydi.
Anne baba neyse de, insan sevdiğini geride bırakınca, nasıl duygular içinde olduğunu anladım "o"nu koklayıp arkasından baktığım zaman. Kokusunu duyamamak ve sesini dijital olarak duymanın beni nasıl etkileyeceğini de bilmiyorum.
Öyle yada böyle, şu anda gidiyorum,
Geride seni bırakıyorum.
Şimdiden kokunu özlüyorum ve
Şimdi burada olduğunu hayal ediyorum sevgilim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)